sinek tehlikesi

Hava sıcaklıklarının artmasıyla daha hızlı üreyen sivrisineklerin bazı bulaşıcı hastalıklar nedeniyle insan sağlığını tehlikeye sokabileceği uyarısı yapıldı.
Uzmanlar sivrisineklerin, insanlara fil hastalığı,sıtma ve şark çıbanı gibi hastalıkların mikroplarını bulaştırıp ciddi sorunlara yol açabileceğini bildirdi.
Sivrisineklerin su birikintilerinde ürediklerine dikkat çeken uzmanlar,evlere girmemeleri için de kapı ve pencerelere tel kafesler yapılmasını,yataklarda cibinlik kullanılmasını önerdi.
Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
TOPUK KANI HAYAT KURTARIYOR

Bebeklerin topuğundan alınan kan iki yeni hastalığın teşhisinde kullanılacak. Daha önce bin bebeği zeka geriliği ve cücelikten kurtaran topuk kanı sayesinde, şimdide körlük ile sağırlık erken tespit edilecek.
Türkiye'de yeni doğan 130 bebekte rastlanan ve biyotinidaz eksikliğinden kaynaklanan çoğu kez ölümle sonuçlanan iki hastalık 1 YTL tutarındaki ilaç tedavisiyle iyileştirilecek. Şu anda sadece Çapa Tıp Fakültesi'nde kısıtlı olarak yapılan körlük ve sağırlık teşhisi bu ay itibariyle bütün hastanelere yaygınlaşacak.
Topuk kanı testinin hastalıkların tedavisinde hayati önem taşıdığına dikkat çeken Sağlık Bakanlığı çağrıda bulunuyor: Çağrı "Miniklerin 5 dakikalık ağlaması onların geleceğini aydınlatıyor. Bebeğinizden topuk kanı mutlaka alınsın." şeklinde.
Sağlık Bakanlığı'nın geçen yıl Türkiye geneline yaydığı topuk kanı tarama programıyla hastalıklar başlamadan bitiyor. Her yıl dünyaya gözlerini açan 1 milyon 300 bin bebeğin kanları Ankara ve İstanbul'da incelenerek hastalık riski taşıyan aileler bilgilendiriliyor. Tarama sayesinde geçen yıl dünyaya gözlerini açan 706 çocuk zeka geriliğinden, 240 minik ise cücelikten kurtuldu. Bakanlık, anne babaları yakından ilgilendiren topuk kanı taramasına iki yeni hastalığın teşhisini ekledi.
Miniklerin kanında yapılacak incelemeler önümüzdeki aydan itibaren körlük ve sağırlığa neden olan biyotinidaz eksikliğini de yakalayacak. Biyotin vitaminin işlenmesinde görülen bozukluğun erken teşhisi hayati önem taşıyor. Hastalık normal şartlarda bebek yemek yemeye başladığında fark edildiği için tedavisinde geç kalınıyor.
Oysa doğumdan hemen sonra alınan topuk kanı rahatsızlığı ele veriyor. Çocuk bir yaşına gelene kadar yapılan biyotin destekli ilaçlarla ortaya çıkabilecek körlük, sağırlık ve zihinsel özürlülük önleniyor.
Türkiye'de 1987'de ilk olarak başlatılan topuk kanı taramasını her il 2006'ya kadar münferit yapıyordu. Sağlık Bakanlığı yayınladığı genelgeyle bebek hastalıklarının geri dönüşümsüz zararlarının engellenmesi ve topluma getirdiği yükün önlenmesi için tüm ülke genelinde yenidoğan tarama programı başlattı. Kurulan organizasyon şemasında süreç şöyle işliyor. Bebeklerden alınan kanlar, sağlık müdürlüklerinde toplanıyor. Buralardan haftada bir kez İstanbul ve Ankara'daki Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezlerine gönderilen numuneler kimlik bilgileriyle birlikte bilgisayara kaydediliyor. İki merkezde yapılan laboratuar incelemelerinin ardından hastalık riski taşıyan bebekler işaretleniyor. 15 gün içinde il sağlık müdürlükleri hastalık şüphesi çıkan miniklerin anne babasını telefonla arayarak bilgilendiriyor. Bilgilendirmelerin ardından hastalıklı bebeklerin tedavileri yakından takip ediliyor. Aranmayan anne babaların bebekleri ise sağlıklı oluyor.
Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
ANKARA'DA DOKTORLARA KIRIM KONGO BULAŞTI

Hastanede çalışan 3 doktor ve 1 sağlık personeli, kene ısırması şikayetiyle hastaneye başvuran bir hastaya müdahale ederken, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı'na yakalandı. Hastane Başhekimi Mahmut Koç, hastaların sağlık durumlarının iyi olduğunu söyledi.
Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
1.000.000 İYİ İNSAN ARANIYOR

Vali Hasan Basri Güzeloğlu, düzenlenen toplantıda, halk sağlığının korunmasıyla yakından ilgilenen Türk Kızılayının kan bağışı konusunda da önemli bir faaliyet başlattığını söyledi.
Daha önce aynı amaçla başlatılan ''Kanımızın Yetmemesi Kanımıza Dokunuyor'' kampanyasının devamında ''1.000.000 İyi İnsan Aranıyor'' kampanyasına Samsun ölçeğinde önemli katkılar sağlanacağı inandığını belirten Vali Güzeloğlu, şunları kaydetti:
''Bugün ülke ve il adına hayati önemdeki bir sosyal ve toplumsal bilincin başlangıcındayız. Kampanyada ülke ve il genelinde gönüllü bağışçıların sayısını artırmak hedefleniyor. Bu üst başlıklarla yürütülen çalışmaların Samsun ölçeğinde başarı sağlayacağı inancındayım. İlimizdeki 18-65 yaş arası sağlıklı 800 bin kişinin bu kampanyanın birer adayı olduğunu düşünüyorum. Sürekli yapılan bağışlar insan sağlığının devamlılığına önemli faydalar sağlamaktadır. Birey olarak bize düşen bu bir milyon insandan biri olmaktır.''
Kaymakamların ve birim amirlerinin kendilerinden başlayarak bu çalışmayı bir seferberlik haline getirmesini istediğini belirten Vali Güzeloğlu, ''Genelde bizde bir başlangıç heyecanı ile bu işe başlanır ve zaman içinde çalışma yerini durgunluğa bırakır. Bu heyecanı başlangıcından sonuna kadar taşımalıyız'' dedi.
Toplantıya, kaymakamlar, kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı.
Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
YEŞİL KART SAHİPLERİNE SEVİNDİRİCİ HABER

Sosyal güvenlik reformunun yürürlüğe gireceği ekim ayıyla birlikte yeşil kartlıların da genel sağlık sigortası kapsamına alınması öngörülüyor. Yetkililer, bu kapsamda yeşil kartlıların sevksiz özel hastane ve üniversite hastanesinden faydalanması yönünde çalışma yapıldığını belirtti.
Yetkililerin verdiği bilgiye göre genel sağlık sigortasında son dakika değişiklik olmaz veya sevk zincirine dönüş gibi radikal bir karar gündeme gelmezse, düzenleme sonbaharla birlikte yürürlüğe girecek. Yeşil kartlılara bakma konusunda sıkıntı yaratan özel hastanelerin ise sözleşmelerinin iptali söz konusu olabilecek.
Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren sosyal güvenlik reformunun geçici 12. maddesine göre, yeşil kartlılara 2 yıllık geçiş süresi tanınıyor. Bu süre zarfında yeşil kart verilmiş veya verilecek olan kişiler, durumlarında herhangi bir değişiklik olmaması koşuluyla, başka bir işleme gerek kalmaksızın genel sağlık sigortalı kabul edilecek. Bu kapsamda reformun uygulama tarihi olan 1 Ekim 2008'den itibaren tüm yeşil kartlılar da genel sağlık sigortalı sayılanların haklarından yararlanacak.
Bilgi veren bir yetkili de ekim ayından itibaren, özel hastanelerin ve sevksiz olarak üniversite hastanelerinin yeşil kartlılara açılacağını kaydederek "Ancak genel sağlık sigortasının uygulamasında radikal bir değişiklik söz konusu olursa, farklı bir düzenleme gündeme gelebilir. Ancak şu anda öyle bir durum da yok. Dolayısıyla şu an itibariyle ekimden itibaren özel hastaneler de yeşil kartlılara açılacak diyebiliriz" dedi.
Yetkili, özel hastanelerin yeşil kartlılara bakmak istememesi durumunda yaşanacakları ise "Bu durum sözleşme iptalini gerektirecek bir husustur" diye anlattı. Yeşil kartlıların da genel sağlık sigortası kapsamına alınmasının sonrasında oluşacak maliyet konusunda ise net bir rakam telaffuz edilmiyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, daha önce yaptığı açıklamalarda 15 yılda 14 milyon 587 bin kişiye yeşil kart dağıtıldığını belirtmişti. Çelik, halen aktif olan yeşil kart sayısının da 8 milyon 591 bin olduğunu söylemişti.
Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı